OTOPARK KİRA GELİRLERİNDEN ELDE EDİLEN GELİRLERDEN 2886 SAYILI İHALE HAKKINDA.

 

 T.C.

 

D A N I Ş T A Y

 

Onüçüncü Daire

 

Esas No : 2012/2994

 

Karar No : 2013/1113

 

 

 

 

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı ) : …

 

Vekili : Av. …

 

Karşı Taraf (Davalı ) : Şanlıurfa Belediye Başkanlığı

 

Vekili : Av. …

 

Müdahil (Davalı Yanında) : … Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş.

 

Vekili : Av. …

 

İstemin Özeti : Şanlıurfa İdare Mahkemesi‘nin 29/05/2012 tarih ve

 

E:2011/255, K:2012/1071 sayılı kararının; davalı idare tarafından hizmet 

 

satın alındığından ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘na göre

 

yapılması gerektiği, 5393 sayılı Belediye Kanunu‘nun 67. maddesine göre

 

ihale süresinin dört yılı aşamayacağı, ihale şartnamesinde aranılan iş

 

deneyimine ilişkin şartların katılımı kısıtlayacak nitelikte olduğu, Resmî

 

Gazete‘de yayımlanan ihale ilanının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘nda

 

aranılan şartları taşımadığı, kesin teminat miktarının şartname ve ilanda

 

farklı düzenlenmesi nedeniyle ihale dokümanında çelişki olduğu, ihale

 

komisyonu olarak görev yapan belediye encümeninde işin uzmanı olan

 

kişilerin bulunmadığı, benzer işlerin farklı illerde daha düşük bedellerle

 

yaptırıldığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

 

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

 

Davalı Yanında Müdahil Şirket‘in Savunmasının Özeti : Temyiz

 

isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının

 

onanması gerektiği savunulmaktadır.

 

Danıştay Tetkik Hâkimi İsmail BİRSEN‘in Düşüncesi : Temyiz

 

isteminin kabulüyle temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği

 

düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi‘nce, Tetkik Hâkiminin

 

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,

 

dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin

 

durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği

 

görüşüldü:

 

Dava; davalı idare tarafından 12.08.2010 tarihinde 2886 sayılı Devlet

 

İhale Kanunu‘nun 37. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle "Toplu

 

Taşıma Araçlarında Elektronik Ücret Toplama Sistemi ile 5 (Beş) Yıllığına

 

İşletilmesi İhalesi" yapılması hakkındaki 08.07.2010 tarih ve 824 sayılı

 

encümen kararının, 14.07.2010 tarihli ihale onay işleminin ve anılan ihale

 

sonucunda ihalenin … Elektronik ve Bilişim Sistemleri A. Ş. üzerinde

 

bırakılmasına dair 19.08.2010 tarih ve 984 sayılı encümen kararının iptali

 

istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi‘nce; 5393 sayılı Belediye Kanunu‘nun

 

verdiği yetkiye istinaden Şanlıurfa Belediye Meclisi‘nin 08.12.2009 tarih ve

 

95 sayılı kararı ile Belediye sınırları dahilinde toplu taşımacılık yapan

 

belediye ve özel halk otobüsleri ile şehir içi trafik akışını rahatlatmak ve

 

akıllı kart sistemine geçmek amacıyla hazırlanan Ulaşım Master Plânının 

 

uygulanması ve ihale yolu ile akıllı kart sistemine geçilebilmesi amacıyla

 

encümene yetki verildiği, Encümen‘in Meclis‘in vermiş olduğu yetkinin

 

sınırları içinde kaldığı, ihaleye ait şartnamelerde, davacının iddiasının

 

aksine ihale ile doğrudan müze v.b. yerlere elektronik sistem teçhizi

 

öngörülmediği, ileride müze v.b. yerlerde kartlı sistem uygulanması

 

halinde, sistem altyapısının ileride uygulanacak olan sistemlere intibak

 

edecek teknik donanımı olmasının öngörüldüğü, öte yandan, ihale

 

maliyetinin davacıya bırakıldığı ileri sürülmekte ise de, davacının tek bir

 

otobüsünün bulunduğu, dosyada bulunan belgelerden idarenin 182 adet

 

otobüs işlettiği, dolayısıyla ihale bedelinin davacıya yüklenmediği gibi,

 

halihazırda davacının sisteme dahil olmadığı hususu dikkate alındığında,

 

davacıdan ihale bedeli kesintisi de yapılmadığının açık olduğu, uyuşmazlık

 

konusu ihale sonucu, gerek ihale bedeli, gerekse işletim bedeli ile ilgili

 

olarak belediye bütçesinden harcama yapılmadığı, buna özel bütçe

 

kaleminin bulunmadığı ve ödenek ayrılmadığı dikkate alındığında, ihalenin

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘nun kapsamında kalmadığının görüldüğü,

 

nitekim, idari şartnamede işin, sistemin beş yıllığına işletilmesi işi olarak

 

açıklandığı, işin işletilmesinin ise mal sahibi dışında bir kişi tarafından

 

gerçekleştirilecek olması ve iş sonunda teçhizatın idareye intikâli gibi

 

hususların esasında ihalenin kurulacak olan sistemin kurulma ile birlikte

 

kiralama işinin de gerçekleştirildiğine delâlet ettiği, bir kiralama için

 

mutlaka ayrıyeten kira akdinin gerçekleştirilmesinin gerekmediği, 5393

 

sayılı Kanun‘un 67. maddesinde, Belediyede belediye meclisinin,

 

belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile (...) toplu ulaşım ve

 

taşıma hizmetleri (...) ile ilgili işlerin, süresi ilk mahallî idareler genel

 

seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla

 

üçüncü şahıslara gördürülebileceği kuralına yer verildiği; olayda ise, toplu

 

taşıma hizmetlerinin kiralanması işinin bulunmadığı, toplu taşımanın

 

mevcut hali ile devam ettiği, olaydaki ihalenin halihazırda mevcut olan

 

toplu taşıma araçlarının elektronik sistemle donatılmasını kapsadığının

 

görüldüğü, bu bakımdan ihalenin 5393 sayılı Kanun‘un 67. maddesi

 

kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, uyuşmazlık

 

konusu ihale ile kurulacak sistemin önceden karta ödenen paranın

 

kullanımını içerdiği, önceden peşin olarak ödenmeyen paranın kullanımını

 

içermediği, bu nedenle işin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları

 

Kanunu kapsamında da kalmadığının görüldüğü, davacının iş deneyim

 

belgelerine dair iddialarının ise soyut iddialar olduğu anlaşıldığından, şeklî

 

geçerliliği bulunan belgelerin ihaleye katılmaya engel olmadığı sonucuna

 

varıldığı, öte yandan, geçici teminat bedel ve oranları, yatırılan miktarlar,

 

yatırılma usulü, ilâna dair şeklî koşullar ile katılıma dair niteliklerin mevzuat

 

çerçevesinde kamu menfaatlerine uygun olarak kullanıldığı ve bu duruma

 

istinaden toplu taşıma esas ve usullerine ilişkin kural koyma yetkisi olan

 

idarenin Elektronik Ücret Toplama Sistemi‘nin Master Ulaşım Plânı ve ilgili

 

meclis kararı uyarınca özel kişilere gördürülmesini kararlaştırması ve anılan

 

Meclis kararına karşı açılan davanın reddedilmesi karşısında; Meclis

 

kararının uygulanması maksadı ile encümen tarafından Sistemin ihaleye

 

çıkarılmasına ilişkin 08.07.2010 tarih ve 824 sayılı encümen kararında,

 

14.07.2010 tarihli ihale onay işleminde ve 2886 sayılı Kanun‘da öngörülen

 

usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ihale sonucunda ihalenin

 

yükleniciye bırakılmasına dair 19.08.2010 tarih ve 984 sayılı encümen

 

kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar

 

verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

 

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘nun 1. maddesinde, belediyelerin

 

alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve

 

taşıma işlerinin bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği belirtilmiş;

 

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘nun 1. maddesinde, Kanun‘un amacının,

 

kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut

 

kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları

 

ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemek olduğu kurala

 

bağlanmış; 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, belediyelerin

 

kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet

 

alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerine göre yürütülmesi

 

gerektiği belirtilmiş; 68. maddesinin (a) bendinde ise, bu Kanun

 

kapsamında yer alan işlerin ihalelerinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu

 

hükümlerinin uygulanmayacağı kuralına yer verilmiştir.

 

4734 sayılı Kanun‘un genel gerekçesinde, harcama yapılması ile gelir

 

elde edilmesine yönelik ihalelerin kendine özgü niteliklerine uygun olarak

 

ihtiyaçlara cevap verecek şekilde ayrı kanunlarda düzenlenmesinin

 

gerektiği, bu nedenle de kamu harcaması yapılmasını gerektiren mal veya

 

hizmet alımları ile yapım işlerinin bu Kanun‘un kapsamına alındığı

 

belirtilmiş; 2. maddesinin gerekçesinde ise, aynı idare tarafından çeşitli

 

kaynaklardan finanse edilen işlerin ihalelerinde ayrı mevzuatın 

 

bulunmasının uygulamada karmaşayı artırdığı, bu nedenle, idarelerin

 

kullanımında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları harcamalara ilişkin

 

mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde uygulama birliğini

 

sağlamak amacıyla genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler,

 

özel idare ve belediyelerin yanı sıra Kanun‘da sayılan diğer idarelerin bu

 

Kanun‘un kapsamına alındığı ifade edilmiştir.

 

Bu nedenle, her iki kanunun da kapsamında bulunan davalı idare

 

tarafından ihale yoluyla yapılacak olan işin niteliğini n belirlenerek tabi

 

olduğu mevzuatın tespit edilmesi gerekmektedir. İdarenin harcama

 

yapmak suretiyle temin edeceği mal alımı, hizmet alımı ya da yapım

 

ihalelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu‘na; idareye gelir getirici

 

nitelikteki ihalelerin ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘na göre yapılması

 

gerektiği açıktır.

 

Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 12.08.2010

 

tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu‘nun 37. maddesi uyarınca kapalı

 

teklif usulüyle "Toplu Taşıma Araçlarında Elektronik Ücret Toplama Sistemi

 

ile 5 (Beş) Yıllığına İşletilmesi İhalesi"nin yapıldığı, Şanlıurfa ilinde özel halk

 

otobüsü sahibi ve işleticisi olan davacı tarafından, ihalenin yapılması

 

hakkındaki 08.07.2010 tarih ve 824 sayılı encümen kararının, 14.07.2010

 

tarihli ihale onay işleminin ve anılan ihale sonucunda ihalenin … Elektronik

 

ve Bilişim Sistemleri A. Ş. üzerinde bırakılmasına dair 19.08.2010 tarih ve

 

984 sayılı encümen kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı

 

anlaşılmaktadır.

 

Dosya içeriğinden, ihale kapsamında kurulacak Elektronik Ücret

 

Toplama Sistemi‘nin (EÜTS) işlemesine yönelik olarak "Ortak Havuz

 

Çalışma Şartları Uzlaşı Protokolü" adlı bir protokolün hazırlandığı, bu

 

protokolü imzalayan hat sahiplerinin araçlarına EÜTS kurulacağı, bu

 

sistemde kullanılan kartların gelirlerinin bu havuza aktarılacağı, havuzdan

 

ortak gider olarak sistemin kurulum giderine karşılık olarak % 4, işletim

 

gideri olarak % 1 oranında ihaleyi alan yükleniciye ödeme yapılacağı,

 

havuzda kalan paradan yapılan puanlamaya göre hesaplanacak tutar

 

üzerinden belediye ile özel halk otobüsü sahiplerine ödeme yapılacağı

 

görülmektedir. Yapılan bu protokol ile belediye otobüslerinde kullanılacak

 

otobüs biletlerine ait ücretin de akıllı kartlar yoluyla havuza aktarılacağı,

 

belediyenin bu aktarılan gelirden pay alacağı görüldüğünden, yapılan bu

 

protokol ile belediye tarafından kendi araçlarının elde edeceği taşıma 

 

bedeli havuza aktarılmakta, belediyenin araçlarının taşıma bedelinden elde

 

edilecek hasılatı da kapsayacak şekilde sistemin kurulum giderine karşılık

 

olarak % 4, işletim gideri olarak % 1 olmak üzere toplam % 5 oranında

 

ihaleyi alan yükleniciye ödeme yapılacağı görülmektedir. Bu şekilde

 

sistemin kurulum ve işletme giderlerini belediyenin de yüklendiği

 

görülmektedir.

 

Belediye ile yüklenici şirket arasında imzalanan ihale sözleşmesinin

 

Genel Hükümler bölümünün 1. maddesinde; kurulacak sistemin tüm

 

gelirleri ve banka hesaplarının kontrolünün Belediye‘ye ait olduğu açıkça

 

ifade edildiğinden, bu parasal kaynağın Belediye‘nin kullanımında olan bir

 

kaynak olduğu ve bu kaynaktan ihale yüklenicisine ödeme yapılacağı

 

noktasında tereddüt bulunmamaktadır.

 

İhale sözleşmesinin Genel Hükümler bölümünün 1.1.6. maddesinde;

 

Belediye‘nin, işe başlama tarihinden sonra altı ay içinde sistemin herhangi

 

bir sebeple işlemesini sağlayamaması veya eksik sağlaması, montaj ve

 

kurulum için iş yeri teslimlerini gerçekleştirememesi durumunda işleticinin

 

alacağı olan kurulum bedelinin aylık 70.000 TL‘lik eşit taksitler halinde

 

Belediye tarafından işleticiye ödeneceği belirtilmiştir. Aktarılan düzenleme

 

gereğince, sistemin kurulum ve işlemesi aşamasında belirtilen aksaklıkların

 

olması durumunda, Belediye‘nin her ay 70.000 TL‘lik bir bedeli yükleniciye

 

ödemesi söz konusu olduğundan, böyle bir durumun varlığı bu ihalenin

 

belediyenin harcama yapmasını gerektiren bir ihaleye dönüşmesi

 

sonucunu doğuracaktır. Öte yandan böyle bir durumun oluşması halinde

 

belediye tarafından bir ödeme yapılacak olması nedeniyle bu hususa ilişkin

 

ödenek ayrılması gerektiği, ödenek ayrılması hallerinde ise idarenin

 

bütçesinden harcama yapılması sonucunun doğacağı açıktır.

 

Öte yandan, 2886 sayılı Kanun kapsamında idareye gelir getirici işler

 

ihale edildiğinden, bu tür ihalelerde ihale aşamasında ihaleye katılan

 

isteklilerin en yüksek tekliflerini vermeleri beklenilmekle birlikte,

 

uyuşmazlık konusu ihalede böyle bir durumun olmadığı, ihaleye katılan

 

isteklinin ilk olarak 3.890.000 TL teklif sunduğu, daha sonra kendisiyle

 

yapılan pazarlık sonucunda bu miktarın 3.686.610 TL‘ye düşürüldüğü ve bu

 

bedel üzerinden kendisiyle sözleşme imzalandığı ve bu bedelin idareye

 

aktarılacak bir bedel olmayıp istekliye ödenecek bedel olduğu hususları göz

 

önüne alındığında, uyuşmazlık konusu ihalenin belediyeye gelir getirici

 

nitelikte bir ihale olmadığı sonucuna ulaşmak mümkündür.

 

Bu durumda, Belediye tarafından yapılan uyuşmazlık konusu ihale

 

kapsamında belediye otobüslerinin elde edeceği taşıma bedelinin de

 

aktarılacağı havuzdan yükleniciye ödeme yapılacak oluşu; havuzda biriken

 

paraların Belediye‘nin kullanımında olan bir kaynak niteliğinde olması;

 

ihale kapsamında yapılacak sistemin kurulması ve işletilmesi aşamasında

 

aksaklıklar olması durumunda ihale bedelinin Belediye bütçesinden

 

karşılanacağı ve ihale kapsamında yüklenici tarafından idareye belirli bir

 

paranın ödenmesi yerine yüklenicinin kendisine ihale bedelinin ödeneceği

 

hususları dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun

 

kapsamında yapılması gerekirken, ihalenin 2886 sayılı Kanun‘a tabi olarak

 

yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemlerin

 

iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde

 

hukuka uygunluk görülmemiştir.

 

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari

 

Yargılama Usulü Kanunu‘nun 49. maddesi uyarınca Şanlıurfa İdare

 

Mahkemesi‘nin 29/05/2012 tarih ve E:2011/255, K:2012/1071 sayılı

 

kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan

 

Mahkeme‘ye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş)

 

gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/04/2013

 

tarihinde oybirliğiyle karar verildi.